Ortez-Protez Projesi - Halepli Hüseyin'in Hikayesi

Gencecik hayatları yakıp yıkan bir savaş

Gencecik hayatları yakıp yıkan bir savaş
 
Ülkelerinde 6 yıl önce başlayan savaştan kaçmak zorunda kalıp Türkiye'ye sığınan, savaşın en büyük mağduru olan Suriyeli çocuklar, tüm zor koşullara rağmen yaşamlarına devam ediyor. Küçücük bedenlerinde savaşın en acı ve çirkin izlerini taşıyan çocukların tek hayali gözyaşının, acının, ölümün ve göçlerin olmadığı savaşsız bir dünya.
 
Hüseyin Kabbani ise Suriye’nin genç emanetlerinden biri. Hüseyin Halep’te yaşıyordu. Savaşın başladığı dönemde okulunu bırakmak zorunda kaldı, ailesine yardım etmek istediği için terzi çıraklığı yapmaya başladı. 15 yaşındaydı ve hayatı sanki o andan itibaren değişecekti, değişti de…
 
 
Hiçbir şey normal değildi
 
Takvim 2013 yılını gösterdiğinde bombalar Hüseyin Kabbani’nin yaşadığı yere, Halep’e de sıçramıştı. “Her yere bomba düşüyordu, her şeye vatanımız için katlandık, hiçbir şey normal değildi ama hayatımız artık böyleydi” diye anlatıyor Hüseyin içinde bulunduğu durumu.
 
Savaşın derin izleri
 
Savaşta evlerine düşen bombalar nedeniyle yüzleri yanan, ayakları, kolları sakat kalan gençler, dünyaya gözlerini yetim olarak açan çocuklar, bedenlerinde savaşın derin izlerini taşıyorlar.
 
Bir süre terzi çıraklığı yaparak ailesine destek olan Kabbani artık Halep’te de iş imkanı kalmadığı için işi bırakmak zorunda kaldı. Bir Cuma günü namaza giderken bomba düştü, hüseyin’i hemen hastaneye götürdüler ama bacağını kullanamayacağını anlayan doktorlar kesilmesi gerektiğini söylediler ve bacağını kaybetti.
 
Protez – Ortez Merkezi Kabbani için yeni bir umut kaynağı oldu
 
Kabbani bacağını kaybettikten bir süre sonra Hatay’a geldi, ailesine destek olabilmek için yaklaşık 4 ay bir çorap fabrikasında çalıştı ama devam edemedi. Daha sonra internet üzerinden derneğimize ulaşıp bizimle iletişime geçti ve protez yapılmasına karar verildi. Hüseyin şimdi daha mutlu çünkü artık protez bacağıyla yürüyebiliyor.
 
“Suriye’yi kaybettik ama burada da hayat çok zor. Savaş bitecek ve ben yurduma döneceğim” sözleriyle mülteciliğin ne kadar zor bir şey olduğunu da vurguladı. Savaşın bitmesini umut ederek hayatına dokunduğumuz her insanın daha sağlıklı yaşaması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Paylaş: