Açlık

Açlık sorunu karşısında “kör sağır ve dilsiz" oynanıyor

Uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır ve tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise yaşama hakkını tehdit eden başlıca sorunlardandır. Açlık sorunu resmen “insan hakkı ihlali” sayılabilir duruma gelmiştir.
Verilere göre insanlık tarihi boyunca toplam 200 milyonu aşkın insan açlık sebebiyle hayatını kaybederken, 21. yüzyılda bu ölümlerin hala devam ediyor olması bu tablonun asıl çarpıcı yönünü ortaya koymaktadır. Uluslararası kurumların insan hayatını korumaya yönelik çok büyük çalışmalar yürüttüğü bir çağda “açlık” sorununun yaşanıyor olması büyük bir insanlık yüküdür.
 
Birleşmiş Milletler’in (BM) sunduğu raporlara göre, açlık sorunu her geçen yıl katlanıyor, yeterli beslenemeyen çocukların erken yaşta hayatını kaybetme ya da kronik zayıflık sebebiyle ömür boyu çeşitli hastalıklardan mustarip olma gibi sonuçları olduğunu ortaya koymaktadır. Yani “yaşam hakkı” tehdit altına girmektedir. Tehditten öte, milyonlarca insan hayatını kaybetmekte veya sakat kalmaktadır.
 
Bu insanların temel ve medeni hakları olduğunu unutmadan, İnsan Hakları Bildirgesi’nin 3. Maddesini hatırlamalıyız.
 “Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.” 
İnsan Hakları Bildirgesi’nin 4. Maddesi ise  “Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz, kölelik ve köle ticareti her türlü biçimde yasaktır.”
 
Milyonlarca insanın açlık veya buna bağlı sebeplerle istismara açık hale gelmesi veya çok kötü koşullarda çalışmaya mecbur kalması da yadsınamaz bir gerçektir. Bu çağın köleliği tam olarak budur. 
İnsan Hakları Bildirgesi’nin 8. Maddesini de hatırlayalım: “Herkesin anayasa veya yasayla tanınmış temel haklarını çiğneyen eylemlere karşı yetkili ulusal mahkemeler eliyle etkin bir yargı yoluna başvurma hakkı vardır.”
 
Açlığa mahkûm edilmiş, hayatta kalma, onurlu yaşama ve güvenli yaşam hakları ellerinden alınmış olan insanlar için, yani dünya nüfusunun yedide birini aşkın insanı ya kapsamıyor ya da dünya bu açlık sorunu karşısında “kör sağır ve dilsiz”i oynuyor.
 
 
BM’nin resmî istatistiklerine göre 800 milyondan fazla insanın aç olduğu ve her beş saniyede bir çocuğun açlık ve bağlı sebeplerden hayatını kaybettiği dünyamızda, silahlanmaya bütçenin yüzde 20’si ayrılıyor. Açlık felaketinin insan eliyle olan kısmı konusunda hiç kimse ceza almıyor ve milyonlarca insanın ölümünü beklemekten başka hiçbir seçenek bırakılmıyor.
 
Sen kör, sağır ve dilsizi oynama; unutma ki insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır ve tüm haklar bundan sonra gelir…

Paylaş: